Ana Sayfa Şirketlerden Hikayeler Bühler Türkiye: Güvenle Güçlenen Bir İş Yeri Kültürü

Bühler Türkiye: Güvenle Güçlenen Bir İş Yeri Kültürü

30.07.2026
HR Leaders Talk Fırat Sağlam Bühler 02

Great Place To Work-Certified™ unvanına sahip ve Türkiye’nin En İyi İşverenleri™ 2026 listesinde yer alan Bühler Türkiye’de organizasyon kültürü; güven, sahiplik ve tutku değerleri üzerine inşa edilmektedir.

Bu yaklaşım, takım dayanışması, çalışkanlık ve sonuç odaklılık anlayışıyla birleşerek organizasyonun çalışma biçimini şekillendirmektedir. Katı hiyerarşiden uzak, açık iletişimi destekleyen ve psikolojik güveni önceliklendiren çalışma kültürü; çalışanların fikirlerini özgürce paylaşabildiği, geri bildirimin günlük iş yapış biçiminin doğal bir parçası olduğu bir deneyim sunmaktadır.

Erişilebilir liderlik anlayışı, kapsayıcı uygulamalar ve çalışan gelişimine yapılan sürekli yatırımlar, Bühler Türkiye’nin organizasyon kültürünün temel yapı taşları arasında yer almaktadır. Çeşitliliği inovasyonun önemli bir gücü olarak gören organizasyon; yetkinlik odaklı insan kaynakları uygulamaları, kadın liderliğini destekleyen programları, uluslararası gelişim fırsatları ve çalışan esenliğini merkeze alan uygulamalarıyla çalışan deneyimini bütüncül bir yaklaşımla ele almaktadır.

Güvene dayalı çalışma ortamını güçlü geri bildirim mekanizmaları, esnek çalışma modeli ve çalışanlarına duyduğu karşılıklı güven anlayışıyla destekleyen Bühler Türkiye, yüksek performans kültürünü insan odaklı bir yaklaşımla sürdürülebilir hale getirmeyi hedeflemektedir.

Bühler Türkiye Genel Müdürü Fırat Sağlam ile gerçekleştirdiğimiz bu söyleşide, organizasyon kültürünün temel dinamiklerini, güven kültürünü güçlendiren liderlik yaklaşımını ve çalışan deneyimini destekleyen uygulamaları ele alıyoruz.

Bühler Türkiye'nin güven, gelişim ve insan odaklı yaklaşım üzerine inşa edilen çalışma kültürünü birlikte keşfedelim.

1. Çeşitlilik, eşitlik, kapsayıcılık ve aidiyet başlıklarında nasıl bir çalışan deneyim sunuyorsunuz bu konudaki çalışmalarınız nelerdir? 

Bühler Türkiye olarak, çeşitliliği sadece bir insan kaynakları politikası değil, inovasyonu ve sürdürülebilir büyümeyi besleyen en büyük zenginliğimiz olarak görüyoruz. İşe alımdan kariyer gelişimine, performans değerlendirmeden ödüllendirmeye kadar tüm İK süreçlerimizde cinsiyet, yaş, inanç veya köken ayrımı gözetmeksizin tamamen yetkinlik bazlı ve adil bir yaklaşım sergiliyoruz. Endüstriyel üretim ve mühendislik sektöründe kadın iş gücünü desteklemeyi kritik bir sorumluluk olarak görüyoruz. Kadın çalışanlarımızın organizasyonun her kademesinde, özellikle de liderlik rollerinde ve teknik ekiplerde varlığını artırmaya yönelik “Thrive Female Talent Programm” adını verdiğimiz mentorluk programımız var.

X, Y ve Z kuşağı çalışanlarımız ile karşılıklı öğrenme kültürü ve ortak amaç ile hareket etme ana fikriyle çalışıyoruz. Kuşak ayrımlarını negatif bir eleştiri unsuru olarak değil, yetenek ve vizyon çeşitliliği olarak görüyoruz ve bundan maksimum seviyede faydalanıyoruz.

2. Organizasyonunuzu çalışmak için harika bir iş yeri yapan temel yaklaşımlarınız nelerdir? Hangi uygulamalar ve politikalar ile fark yarattığınızı düşünüyorsunuz? 

Bizim çalışma kültürümüzde “önce insan” vardır. Covid döneminde, hepimiz evlere kapandığımızda yaptığımız ilk toplantıda arkadaşlarıma şunu söyledim: “Önce sizin ruhsal ve fiziki sağlığınız ve mutluluğunuzu konuşalım”. Çünkü ancak mutlu bir çalışan, mutlu müşteriler yaratabilir. O dönemden beri kesintisiz uyguladığımız “well-being” teşviklerimiz var. Şirket olarak istisnasız tüm çalışanlarımızın, kendi mutluluk ve sağlıkları için seçtikleri bir hizmeti (bu cilt bakımından yogaya, tiyatrodan spora çok geniş bir spektrumda olabilir) aylık bazda belirlenen makul limitler içerisinde karşılıyoruz. 

Tüm ofislerimizde esnek çalışma saatleri uyguluyoruz.  Yine istisnasız tüm çalışanlarımız için uyguladığımız ek bireysel emeklilik paketimiz mevcut. Özel sağlık sigortalarımızı sadece çalışanlarımızı değil, ailelerini de kapsayacak şekilde tam paket olarak yapıyoruz. Ulaşılabilir ve somut olarak ölçülebilir kriterler ile belirlenmiş adil bir ek bonus sistemimiz var. 

Kapsayıcı ve insan odaklı bir şirket kültürü yaratıp bunu uygulamada da ortaya koymanın, şirketimizi çalışanlarımızın gözünde harika bir iş yeri yapan temel unsur olduğunu düşünüyorum.

3. Organizasyonunuzda güven kültürünü geliştirmek için yönetici ve liderlerinizin dahil olduğu hangi çalışmalarınız var?

Açık iletişim ve geri bildirim kültürü Bühler Türkiye’nin kurulduğu ilk günden itibaren yerleşmiş ve yıllar boyunca bir miras gibi yeni çalışanlara aktarılan en temel unsurlardır. Planlı ve programlı bir şekilde yılda 3 defa yaptığımız “değerlendirme ve geri bildirim” görüşmelerimiz vardır.

Aramıza yeni katılan arkadaşlarımızın başlangıçta hayli şaşırdığı bir süreç bu. Hiyerarşiden arındırılmış bu kadar açık ve yapıcı bir geri bildirim süreci, güven ortamını en rasyonel şekilde sağlayan bir zemin oluşturuyor. Yöneticilerin ya ortak alanda çalıştığı ya da odasının kapısının olmadığı ofis tasarımlarımız var. Hiçbir filo aracımızda araç takip sistemi kullanmıyoruz. Güven tek taraflı değil, karşılıklı olduğu ve uygulama ile söylemlerin örtüştüğü bir ortamda hayat bulabiliyor.

Bu prensiplere ayak uyduramayan profilleri sistem kendi içerisinde zaten eliyor. Bu sebeple çok nitelikli, kabiliyetli ve yetenekli bir ekibimiz olduğuna inanıyorum. 

4. Organizasyonunuzdaki çalışan potansiyelini yükseltmek ve çalışanlarınızın gelişimlerini desteklemek için uygulamalarınız nelerdir?

Her şeyin başında elbette çok geniş bir eğitim bütçesi ile personellerimizin sürekli gelişimini ve yaşam boyu öğrenme süreçlerini destekliyoruz. Bu, teknik eğitimlerin yanında kişisel gelişim eğitimlerini de kapsıyor. Eğitim süreçlerimizi hem yurtiçi ama ağırlıklı yurtdışı Bühler Group programlarımız ile yürütüyoruz. Dileyen her personel için, online yabancı dil kursunu süresiz olarak karşılıyoruz. Bühler Group içerisinde “cross-regional” programlar ile çalışanlarımızın profillerine uygun olan herhangi bir ülkedeki Bühler ofisinde karşılıklı değişim programı ile 3 ay çalışma fırsatı sunuyoruz. 

Mesleki eğitim ve inovasyon konusunda dünyada bir numara olan İsviçre’nin köklü bir şirketi olan Bühler Group’ın bu kaslarından Bühler Türkiye olarak maksimum düzeyde faydalandığımızı söyleyebilirim. 

5. Çalışan deneyiminizi ölçümleme ve aksiyon oluşturma konusunda Trust Index™ anket verilerinden nasıl faydalandınız? 

Burada en başta çok doğru seçilmiş anket soruları havuzu olduğunu gördük. Ardından Trust Index™ içerisinde her bir sorunun skorlaması ve benzer şirketler ile yüzdesel karşılaştırmalar sunması, hem kendi şirketimizin ölçümlerini analiz etmede hem de gelişim noktalarını tespit etmede bize çok açık bir fotoğraf sundu.   Anket sonuçlarını, tüm çalışanlarımızın katıldığı bir “Townhall” ile paylaştık. Burada da geri bildirimleri detaylandırma ve ortak çözüm bulma fırsatları yakaladık. Anketin, manipülasyondan uzak, bağımsız ve profesyonel yapısı bize çok fayda sağladı.

Bühler Türkiye'nin organizasyon kültürü hakkında daha fazla bilgi için şirket sayfasını ziyaret edebilirsiniz.