Adjust cookies
If you click on "Accept all cookies", you agree to the storage of cookies on your device in order to improve the navigation on the website, to analyze the use of the website and to support our marketing activities.
Essential cookeis
- Session cookies
- Login cookies
Performance cookies
Functional cookies
- Google Maps
- YouTube
- SocialShare Buttons
Targeting cookies
- Facebook Embeded

Yeni Normal: Neden Güven En Önemli Önceliğimiz Olmaya Devam Etmeli

Covid-19 sebebiyle iş yerlerinin dijital ortamlara taşındığı ve herkesin farklı yerlerden çalıştığı bu dönemde, rakiplerine kıyasla daha pozitif iş sonuçları alacak olan liderler, güvene ve çalışan deneyimine odaklanan liderlerdir.

 

2021 yılı boyunca Great Place to Work®, dünyanın dört bir yanındaki “en iyi” şirketlerin bazıları için çalışan binlerce çalışanın anketlerde yaptığı ilham verici yorumları okudu. Bu çalışanlar, işverenlerinin çalışanlarını COVID-19 müdahale stratejilerinin merkezinde tutmak için nasıl sıra dışı çaba harcadığından bahsettiler.

Son araştırma raporumuz, COVID-19’un geçen yıl çalışan deneyimini nasıl etkilediğine dair daha derinlemesine bir inceleme içeriyor.

2021 Türkiye’nin En İyi İşverenleri listesindeki şirketlerin ödüllü kültürlerini kriz süresince sürdürme yöntemlerinden bazılarına aşağıda yer veriyoruz.

2021 Türkiye’nin En İyi İşverenleri listesindeki şirketlerin, çalışan deneyimlerini Covid sonrası dünyaya uyarlamak üzere nasıl özelleştirdiğini görmek için raporu indirin

  

1. Güven (hala) en önemli öncelik olmaya devam ediyor.

Güven, büyüklüğü veya sektörü ne olursa olsun her işletme için üzerinde uzun uzadıya düşünülmesi gerekmeyen bir konudur. Ancak, güvenin değerini kanıtlayan onlarca yıllık araştırmanın ve verilerin varlığına rağmen milyonlarca çalışan işyerinde mutsuz ve motivasyonunu kaybetmiş durumda

Ne yazık ki, devam eden ekonomik belirsizlik ve alınması gereken zor kararlar karşısında, birçok şirket çalışanlarını iş gücüne değer verme gerekliliğini göz ardı etmeyi seçerek çalışanlarını kendi başlarının çaresine bakmaya terk etmiştir.

Neyse ki bu durum, 'yeni normali' belirlemenin temeli olarak güveni kullanmaya devam eden Türkiye’nin En İyi İşverenleri şirketleri için geçerli değildir. Bu, ekiplerin birbirlerine kenetlenmelerini, problem çözmeye odaklanmalarını ve bireylerin birbirlerinin ihtiyaçlarını anlamalarını sağlamak anlamına gelmektedir. Çalışanları öncelik olarak gören bu şirketlerdeki liderlik ekipleri, şirket genelinde güçlü liderlik ve yönlendirme sağlayarak çalışanlarını sürekli olarak desteklemektedir.

Bunlar çalışanların sadece salgının başlangıcında deneyimledikleri geçici bir durum değildir. Türkiye’nin En İyi İşverenleri şirketleri, uzun vadede güveni artırma ve sürdürme konusunda uzmandır.

 

2020 Best Workplaces™ Şirketleri Bunu Nasıl Yapıyor: DHL

Yüksek güvene dayalı bir kültür tesis etmek özellikle COVID-19 gibi hızlı ilerleyen krizler sırasında kolay değildir. Salgın, bir kişinin olağan çalışma şeklini uyarlamak için çevik ve istekli olmayı gerektirir. Aynı zamanda, İK ve C-seviyesindeki liderler, sürekli değişen hükümet yönergeleri arasında insanların fiziksel ve psikolojik güvenliklerini  sağlayabilecek girişimlerde bulunmak için ilave baskılarla karşı karşıya kalmaktadır.

Türkiye'nin En İyi İşverenleri şirketlerinden biri olan DHL, bir güven ve hizmet etme misyonuyla salgına girdi. DHL yöneticilerinin salgın süresince tüm şirket genelinde bir anket yapma kararı vermeleri, çalışanlarla liderler arasındaki bu sonsuz güvenin bir göstergesidir. Bu zor zamanlarda bazı şirketler çalışan anketlerini iptal ederken ya da ertelerken, DHL ihtiyaçlarını dinleyecek ve onların yaşadıklarını öğrenecek kadar çalışanlara saygı duyduğunu göstermiştir.

DHL ayrıca, evden çalışırken bakım yükümlülükleri olan çalışanların üzerindeki duygusal yükü de kabul etmiştir. Bu broşürde, ailevi görevlerin her şeyden önce geldiğini açıkça ortaya koyan bir iç iletişim örneği görebiliriz:

 

DHL ÇALIŞANLARIMIZ, AİLEMİZ.

  • Evden çalıştığınız sırada iş ve ailevi sorumluluklarınızı dengeleme kaygısı mı yaşıyorsunuz? Kaygılanmayın.
  • Bunun zor olduğunu biliyoruz, ama hepimizin aynı durumda olduğunu unutmayın.
  • Çevrimiçi bir toplantı sırasında çocuklarınızın arkada gürültü yapması sizi kaygılandırmasın. Sizi anlıyoruz.
  • Hem tam zamanlı ebeveyn hem de tam zamanlı çalışan olmanın gereklerini yerine getirmek için elinizden geleni yapıyorsunuz. Bunun farkındayız.
  • Bir konferans görüşmesi sırasında yaşlı ebeveynleriniz veya çocuklarınız yardımınıza ihtiyaç duyarsa, bunun için görüşmeye ara vermekten çekinmeyin. Sizi önemsiyoruz.
  • Lütfen evde kalmaya devam edin, mesafenizi koruyun, sağlığınıza dikkat edin ve birbirinizi destekleyin. Siz ve ben – BİZ- hayat kurtarmaya yardım ediyoruz.

 

 

2. Önem verme ve uyum ve işbirliği üretkenliği koruyacaktır.

Hem işyerinde hem de uzaktan çalışırken, üretkenlik aynı temel faktörlerden etkilenir: liderlik ve sağlıklı ve destekleyici bir şirket kültürü. COVID-19 sonrası “yeni normal” hayatta, her iki faktör açısından da güçlü olan işyerleri, çalışanlar nereden çalışırsa çalışsın daha iyi iş sonuçları elde edeceklerdir.

Türkiye’nin En İyi İşverenleri şirketleri, zor zamanlar da dahil olmak üzere her çalışanın elinden gelenin en iyisini yapabilmesini sağlamak için çalışan deneyimlerindeki eksikleri aktif şekilde ve düzenli olarak gidermeleriyle bilinmektedir.

Great Place to Work® stratejik danışmanları, “Mükemmel işyerlerindeki çalışanlar, çalışma arkadaşlarının kendilerini aileleri, hobileri ve tutkuları olan insanlar gibi gördüklerine inandıklarını,” belirtiyor.

 

“İlişkiler güçlü olduğunda, çalışanlar enerjik hissederler ve şirketin amaçları doğrultusunda işbirliği yapmak için tüm becerilerini ortaya dökerler. Uyum ve işbirliği gizli bir silah gibidir. Çalışanlar harika bir iş, güçlü bir misyon ve ortak değerlerin bileşimini deneyimlediklerinde verimlilik artar.”

 

Çalışanları işlerinde ve bakım sorumluluklarında desteklemelerinin bir sonucu olarak, Türkiye’nin En İyi İşverenleri çalışan bağlılığını artırmakta ve stresi azaltmaktadır. Bu durum, bakım sorumluluğu olan çalışanların anketimize verdikleri cevaplardan da görülebilir; çalışanların iş ve özel yaşam sorumlulukları arasında denge sağlamakta zorlandıkları bir yılda tüm bakım kategorilerinde sadece çok küçük farklılıklar bildirilmiştir:

 

 

“Her şey dikkate alındığında bu şirketin çalışmak için mükemmel bir yer olduğunu söyleyebilirim”

%91 ÇOCUKLAR

%85 İLERİ YAŞTAKİ KİŞİLER

%86 HASTALAR VEYA ENGELLİLER

%87 HEM ÇOCUKLAR HEM DE İLERİ YAŞTAKİ KİŞİLER

%88 NE ÇOCUKLAR NE DE İLERİ YAŞTAKİ KİŞİLER

 

 

3. Çalışanları tükenmişliğe karşı koruyun.

 

Great Place to Work® stratejik danışmanları “İş düzenlemelerindeki değişiklikler sırasında çalışanlarla sürekli iletişim kurmak ve onları desteklemek ve bu arada da müşterilerle ilgilenmeye devam etmek, denge sağlamayı gerektiren bir durumdur. Ancak duyarlı liderler, çalışanların kendilerine önem ve destek veren bir işyeri deneyimlemelerine yardımcı olacaktır,” diyor.

 

Öte yandan, çalışanlarla kendileri arasında güven tesis etmeyi öncelik olarak görmeyen liderler, zor zamanlarda belirsizliğe, istikrarsız iletişime ve işbirliği eksikliğine kaçınılmaz olarak katkıda bulunurlar.

 

İşte her İK uzmanının derhal kendisine sorması gereken bazı çok önemli sorular:

  • Kapanma dönemleri sırasında çalışanların ruh sağlıklarının dibe vurduğunu ilk olarak ne zaman fark etmeye başladım? O andan itibaren çalışanların ruh sağlığını iyileştirmek için  şirket olarak gerekli adımları attık mı?
  • Çalışanların nasıl hissettiğini biliyor muyum? Bu benim kendi varsayımlarıma mı yoksa doğrudan çalışanlardan gelen geri bildirimlere mi dayanıyor?
  • Çalışanlar, benimle ve/veya bölüm müdürleri ile para hakkında açıkça konuşabileceklerini düşünüyor mu?

 

Çoğu çalışan halihazırda, iş imkanları/finansal güvenlikleri olmaması sebebiyle veya kapanma dönemlerinde işle özel hayat arasındaki dengenin kaybolması sebebiyle “sorunlu bir üretkenlik” baharı yaşamaktadır, yani kendilerini sağlıksız bir şekilde uzun saatler çalışmaya zorlamakta ve zihinsel ve duygusal olarak tükenmiş hissetseler dahi hastalık izni almaktan kaçınmaktadırlar.

 

Ve sorunlu üretkenlik neredeyse her zaman üst yönetimden kaynaklanmaktadır.

 

İşleri ile özel hayatları arasında sağlıklı bir denge kurmalarında çalışanları desteklemek için, Türkiye’nin En İyi İşverenleri şirketleri salgın boyunca çalışan deneyimi anketleri ile çalışanların ihtiyaçlarını sürekli takip etmiştir. Çalışanların sağlık ve refahının nasıl korunacağı hususunda değerli iç görüler sağlayan bu anketler sayesinde, İK liderleri tahmine dayalı kararlar vermek zorunda kalmamıştır. Sonuç olarak, bu şirketlerin çoğu, önceki aylarda bu alanlarda bir düşüş yaşadıktan sonra sağlıklı üretkenlik düzeylerine ve çalışan refahına geri dönmüştür.

 

Ekibimiz son dönemde, salgının sebep olduğu zorluklarla başa çıkmak için vakit kaybetmeden şirketin acil destek politikasını genişleten küresel veri analizi sağlayıcısından ilham almıştır. Bu plan kapsamında, bunlarla sınırlı olmaksızın gıda, konut, kıyafet, ulaşım, sağlık hizmetleri ve tıbbi hizmetler, çocuk ya da yaşlı bakımı veya işle ilgili masraflar dahil harcamaları karşılamak için her çalışana 10.000 Dolara (veya çalışanın bulunduğu ülkede buna muadil bir tutara) varan bir faizsiz kredi sağlanmıştır.

Daha fazla en iyi uygulama örneklerine ve fikirlere buradan ulaşabilirsiniz

 

Bu benzersiz dönemde, Great Place to Work® ekibimiz, her kademedeki çalışanlarını dinlemeye ve onlarla ilgilenmeye kararlı şirketlere destek vermeye ve onlarla işbirliği yapmaya devam edecektir.

COVID-19 öncesinde, sırasında ve sonrasında güven kültürünün kurumsal başarının temeli olduğuna inanıyoruz.

 

Şimdi sıra sizde!

 İster size özel bir atölye çalışmasına ister liderlik koçluğuna ya da bütüncül bir sağlık ve refah stratejisine ihtiyacınız olsun, kültürünüzü salgın sonrası çalışma hayatına en iyi şekilde uyarlamanız için size yardım edebiliriz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

 


 



0 (212) 236 50 20
© Great Place To Work® Institute Türkiye. Tüm hakları saklıdır
made with by CIC